• 5’inci Marmara Adası Edebiyat Festivali, 6 Ağustos’ta başlıyor

    2022 yılından bu yana Marmara Adası’nın edebiyat ve sanat belleğini görünür kılmak amacıyla düzenlenen MAEF, beşinci yılında da farklı kuşaklardan yazarları, sanatçıları ve okurları buluşturuyor. Marmara Adası’nın uzun yıllara dayanan edebiyat ve sanat birikiminden beslenen festival, bugüne kadar Ahmet Ümit, Zülfü Livaneli, Burhan Sönmez, İnci Aral, Ayfer Tunç, Murat Gülsoy, Kemal Varol, Şebnem İşigüzel, Tarık Tufan, Sevim Ak, İclal Aydın ve Yekta Kopan gibi edebiyat dünyasından pek çok ismi ağırladı.

    Festivalin bu yılki konukları arasında Anastasia Laukkanen, Aslı Atasoy, Ayşe Kulin, Ayşe Övür, Ayşegül Devecioğlu, Christina Schray, Eylem Ata, Güzin Değişmez, Hakan Günday, Hikmet Hükümenoğlu, Murat Meriç, Murathan Mungan, Nazlı Ökten, Oya Baydar, Özgür Mumcu, Rafet Kemancı, Sevengül Sönmez ve Taner Sayacıoğlu yer alıyor. Program; film gösterimleri, ‘Sabahattin Ali Akşamı’, söyleşiler, yazar-okur buluşmaları, dans gösterileri ve müzik dinletileriyle dört gün boyunca zengin bir içerik sunuyor. Festivalin sunuculuğunu ise bu yıl yazar ve yayıncı Aslı Tunç üstleniyor. Galimi Çınarlı Kırsal Kalkınma ve Turizm Derneği, Gündoğdu Köyü Güzelleştirme Derneği ve Marmara Adası Dostları Derneği’nin ortak çalışmasıyla düzenlenen MAEF; Marmara Adalar Belediyesi, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi ile yerel kurum ve kuruluşların katkılarıyla hayata geçiriliyor. Gönüllüler, sivil toplum kuruluşları ve yerel kurumların ortak katkısıyla büyümeyi sürdüren festival, adanın kültürel mirasını yaşatmayı ve köklü edebiyat geleneğini geleceğe taşımayı amaçlıyor.

    Katılımın ücretsiz olduğu festival, dört gün boyunca edebiyatın, sanatın ve kültürel paylaşımın bir parçası olmak isteyen herkesi Marmara Adası’nda buluşturuyor.

  • İş Sanat Ankara Sanat Galerisi’nde yeni sergi: “Yan Yana”

    İş Sanat’ın “Yan Yana” sergisinin Melahat ve Eşref Üren seçkisi, 1 Ağustos’tan itibaren Ulus’taki Ankara Sanat Galerisi’nde sanatseverlerle buluşacak.

    Ankara Sanat Galerisi, resim dünyamızın önemli çiftlerinden Melahat ve Eşref Üren’in sanatsal yolculuğunu izleyicilere sunmaya hazırlanıyor. İstanbul’da 100 bine yakın sanatsevere ulaşan sergiden derlenen 50 eserlik özel seçki, Ulus’taki İktisadi Bağımsızlık Müzesi’nin üçüncü katında yer alan galeride izleyicilerle bir araya gelecek.

    1939 yılında Ankara’ya yerleşen ve kısa sürede başkentin kültür-sanat hayatına yön veren isimler arasına giren Üren çiftinin bu özel seçkisinde, Türkiye İş Bankası Sanat Eserleri Koleksiyonu’ndaki tablolar yer alıyor. Ziyaretçileri çiftin hem ortak yaşamına hem de iç dünyalarına ortak eden sergi, iki sanatçının ilişkisindeki dinamikleri, neşeyi, ahengi ve kırgınlıkları samimi bir dille yansıtıyor.

    ​Ulus’taki İktisadi Bağımsızlık Müzesi bünyesinde yer alan İş Sanat Ankara Sanat Galerisi’ni pazartesi hariç her gün 10.00-18.00 saatleri arasında ücretsiz olarak ziyaret edilebilirsiniz. Sergi kapsamında çocuklara özel sanat atölyeleri de gerçekleşecek. Türkçe-İngilizce çift dilli olarak hazırlanan sergi kitabına Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları’nın kitabevleri ile internet sitesinden, RHM Dükkan’dan ve seçkin kitapçılardan ulaşabilirsiniz.

  • SANATORIUM’dan yeni sergi: “Archive Focus III”

    SANATORIUM, “Archive Focus III” başlıklı yeni sergisini 20 Eylül’e kadar Tophane’deki mekânında sanatseverlerle buluşturuyor.

    “Archive Focus III”, SANATORIUM’un geçmiş sergilerinde ve uluslararası sanat fuarlarında yer almış, bir kısmı İstanbul’da daha önce hiç sergilenmemiş çalışmalardan oluşan yıllık bir seçkiyi bir araya getiriyor. İzleyicilere SANATORIUM’un arşivinde yer alan çalışmalarla temsil ettiği sanatçıların çalışmalarını ve yaklaşımların çeşitliliğini inceleme fırsatı sunan seçki farklı medyumlardan üretimleri kapsıyor.

  • Bozcaada Caz Festivali’nin 10. yıl programı açıklandı

    10. yılını kutlamaya hazırlanan Bozcaada Caz Festivali, 4-5-6 Eylül tarihlerinde müzikseverleri bir kez daha adada ağırlayacak.

    Bozcaada Caz Festivali, bu yıl “Geçicilik / Impermanence” teması etrafında hazırlanan müzik ve etkinlik programıyla müzikseverlerle buluşacak. Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı’nın (TGA) katkılarıyla Paribu ana sponsorluğunda gerçekleştirilecek festival; Kendine Has, Volkswagen, Brothers ve Tchibo ve Gemini’nin sponsorluğunda, Hollanda Krallığı, Fransız Kültür Merkezi, Etstur ve Caudalie’nin destekleriyle hayata geçirilecek.

    Festivalin bu yılki teması olan “Geçicilik”, caz müziğinin doğaçlamaya dayalı yapısından ilham alıyor. Program, müziğin yanı sıra farklı disiplinlerden etkinlikleri de bir araya getiriyor. 10. yılı kapsamında festival programı üç farklı sahneye, “Keşif” mekânlarına ve adanın çeşitli noktalarına yayılacak. Caz, elektronik, geleneksel, psikedelik ve deneysel müziklerden oluşan seçkide Birleşik Krallık, Hollanda, Almanya, Fransa ve Türkiye’den sanatçılar sahne alacak.

    Festivalde; Çağıl Kaya, Korhan Futacı “BCF10”, Photons (FR), 10th Year Jam Session Hosted by Tolga Böyük (Islandman) ft. Suzan Veneman, Too Tight, Danae Palaka, Gevende, Imajiner Zet: Selçuk Ergen & Cem Malak & Cem Aksel, Mackwood (UK), Sista Sound Presents: Da Sistas | Roots, Jazz, Reggae, Bova Presents: 3Pillie, Kuş Kolektifi, Pınar Tatlıkazan Quartet (DE), 10th Year Jam Session Hosted by Önder Focan, Childplay, Gülnihal, Hemi, Kaan Düzarat, Memo Garan, Emir Üründül, Jamie S, Ögem Yılmaz, 10. Yıl Dansı: Salih Saka, Bayram Özcan, Bdnoise, Ezgi müzikseverlerle buluşacak.

    Festivalin görsel kimliği Monroe iş birliğiyle hazırlanırken, 10. yıl tasarımları Gamze Yalçın tarafından gerçekleştirildi. Sanatçı, festival süresince Bozcaada’da tema kapsamında atölye çalışmaları düzenleyecek. Festivalin ana konserleri Ayazma Manastırı’nda gerçekleştirilecek. Habbele Beach, gündüz ve gün batımı boyunca elektronik müzik performanslarına ev sahipliği yaparken, ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek Salhane Sahnesi ise yeni müzisyenlere ve projelere yer verecek. Festival kapsamında düzenlenecek “Keşif” programında ise paneller, atölyeler, ada yürüyüşleri ve özel projeler yer alacak. Programın ayrıntıları 5 Ağustos’ta açıklanacak.

    ​10. Bozcaada Caz Festivali hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

  • Aleyna Gökdemir’in ilk kişisel sergisi: “Bu Bir Oyuncak Değil”

    Aleyna Gökdemir’in ilk kişisel sergisi Bu Bir Oyuncak  Değil, çocukluk hafızası, kimlik ve belleğin nesneler aracılığıyla kurduğu  ilişkiyi heykel ve tekstil ekseninde ele alan yeni dönem üretimlerini de bir  araya getiriyor. Gizem Güngördü Ercengiz küratörlüğünde hazırlanan sergi, 9–21  Ağustos 2026 tarihleri arasında Bademler Sanat Köyü’nde izleyiciyle buluşuyor.

    Sergi öncesinde, 6 Ağustos 2026 tarihinde HolaHope Hub Galata’da İstanbul ön gösterimi gerçekleştirilecek. Bademler Sanat Köyü’ndeki sergi ise sanatçının ilk kişisel sergisini ve bugüne kadarki üretim pratiğini ilk kez kapsamlı bir seçkiyle izleyiciye sunacak.

    Bu Bir Oyuncak Değil, Aleyna Gökdemir’in gündelik nesneler ve çocukluk hafızası üzerinden benlik, aidiyet ve dönüşüm kavramlarını araştırdığı ilk kişisel sergisidir.

    Oyuncak, çocuklukta yalnızca oyun oynanan bir nesne değil; bireyin dünyayla kurduğu ilk ilişkinin, güven duygusunun ve hayal gücünün taşıyıcısıdır. Aleyna Gökdemir, bu tanıdık nesneleri nostaljik birer hatıra olarak yeniden üretmek yerine; zamanla dönüşen anlamlarını görünür kılar ve onları kimlik ile belleğin izlerini taşıyan metaforlara dönüştürür.

    Sergide yer alan çalışmalar; açılmayan matruşkalar, işlevini yitirmiş nesneler ve dönüşüme uğramış yüzeyler aracılığıyla bireyin kendini saklama ve görünür olma hâllerini aynı anda sorgularken; heykel ve tekstil disiplinlerini bir araya getiren üretimler, gündelik olanı alışılmış bağlamından çıkararak izleyiciyi kendi hafızası ve aidiyet duygusu ile karşılaşmaya çağırıyor.

    Heykel, tekstil ve farklı materyalleri odağına alan bu  sergi; toplam 7 heykel, 2 enstalasyon ve 1 video enstalasyonu bir araya  getirerek çok katmanlı bir seyir deneyimi sunuyor. Bu Bir Oyuncak Değil,  çocukluk hafızasının bugünkü benlik üzerindeki izlerini görünür kılarken,  gündelik nesnelerin dönüşen anlamları üzerinden bellek, aidiyet ve kimlik  üzerine yeniden düşünmeye davet ediyor.